Leah'i zehirlediği suçlamasıyla karşı karşıya kalan kahramanımız, evlatlık olduğunu bildiği halde birlikte büyüdüğü kız kardeşine asla zarar vermeyeceğini haykırıyor. Gerçek suçlunun, ailenin diğer evlatlık kızı Fiona olduğunu iddia ediyor. Ancak babası Vincent, on sekiz yıldır büyüttüğü Fiona'ya inanıyor ve kahramanımızın suçu ona attığını düşünüyor. Pişmanlık göstermediği gerekçesiyle, onu bir ıslah kampına göndermeye karar veriyor. Masum olduğu için yalvaran kahramanımız, kapıların üzerine kapanırken Fiona'nın zafer dolu bakışlarına maruz kalıyor. Acaba gerçek adaleti sağlamak için bu zorlu sınavdan sağ çıkabilecek mi? Aşkın getirdiği bu kasırgada, kim haklı çıkacak?