Bir cezaevinde, güçlü bir figür mahkumları sindirerek 'Ben suçluyum' demeye zorlar. Tüm mahkumlar boyun eğerken, yıllardır bu 'cehennem çukurunda' olan Leah direnir ve masum olduğunu iddia eder. Tehditlere ve bacağını kaybetme riskine rağmen, 'Ben masumum' diye haykırmaktan vazgeçmez. Tam o sırada, onu almaya gelen ailesi haberiyle bir umut doğar. Ancak bu umut kısa sürer; Leah'ın pişmanlık göstermediği gerekçesiyle bir ıslah kampına gönderileceği açıklanır. Masumiyetini savunmanın bedeli ağır olacak mı?