Eski bir gassal olan bekçi, gece nöbeti için günlük 10 bin lira kazandığı köhne bir müzede işe başlar. İlk gece, eserlerin gizemli bir şekilde parçalanmış halde bulunmasıyla gerilim yükselir. Kameralara rağmen, patrona 'Bunu ben kırmadım, sakın maaşımdan kesmeyin!' diye yalvarır. Mesleki alışkanlıklarıyla, parçaları titizlikle bir araya getirip onarmaya başlar. Ancak, dışarıda S-Sınıfı bir yaratığın saldırısıyla şehir alarm verirken, müzenin içindeki gerçek tehdit ortaya çıkar. Bekçi, son düzeltmesini yaparken 'Mükemmel' diye mırıldanır ve geçmişteki ustalığını hatırlar. Peki, bu dehşet gecesinde, onun beklenmedik becerileri müze ve şehir için bir kurtuluş mu olacak, yoksa daha büyük bir sırrın başlangıcı mı?