100.000 lira ödülün cazibesiyle bir restoratör, müzeye gece nöbetçisi olarak girer. Fakat ilk gecesinde, tamir etmek üzere olduğu Sekiz Kollu Asura heykelinin kırıldığını ve tüm aletlerinin gizemli bir şekilde kaybolduğunu keşfeder. Gizem daha da derinleşir: güvenlik kameralarında hiçbir iz yoktur. Kurallar arasında, 'Bir eseri onarmadan önce mutlaka yanındaki diğer eserlerin tepkilerini gözlemleyin' gibi tuhaf bir madde ile karşılaşır. 'Aletlerimi diğer eserler mi çaldı?' diye düşünürken, bu fikri saçmalık olarak reddeder. Ancak içeride yalnız olmadığından ve gerçeğin beklediğinden çok daha tuhaf olabileceğinden şüphelenmeye başlar. Bu sessiz müzede, onunla oynayan gizemli varlık kimdir ve kameralar gerçekten her şeyi ortaya çıkaracak mı?